sponsor

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Gebelikte şeker ve tansiyon yükselmesi

Gebelik normal kadın fizyolojisinin hızlı bir şekilde değiştiği ve vücudun bu sürece uyum sağlamakta zorlandığı bir dönemdir. Kadın doğum uzmanları gebelik döneminde anne sağlığı takibine önem vermektedirler. Anne ve doğacak bebeğin sağlığı açısından tıbbi gözetim altında ve bilinçli bir şekilde geçirilmesi gereken gebelik süreci anneye her haftasında farklı duygular ve bedensel değişiklikler getiren bir süreçtir. Gebelik sürecinde anne vücudunda bulunan her organın ikizinin olduğu fikri hiçte yanlış değildir. Bütün vücuda kan pompalayan bir kalp varken vücut ve kalp sayısı ikiye çıkmaktadır. Annenin böbrekleri neredeyse 2 kat kapasite ile çalışmaktadır.

Gebelik takibinde hekimlerin en dikkat ettiği tıbbi durum vücut kan şekeri ve tansiyon değerleridir. Normalde şeker ve tansiyon hastalığı gibi hastalıkları olmayan bireylerde hamilelik süresi boyunca ortaya çıkabilen bu rahatsızlıklar anne ve bebek hayatını tehdit edebilir. Gebelikte tansiyon yüksekliği ile birlikte bilinç bulanıklaşması , ışıktan korkma ve bayılma gibi durumlarda eklampsi denilen tablodan şüphelenilir. Hastanede uzun süre tıbbi gözetim gerektiren eklampsi ve preeklampsi tabloları hayati tablolardır.

Gebelikte bebeğin organ gelişimlerinin tam tamamlanmaması ve vücuda giren her toksik maddeden gen boyutunda etkilenmesi nedeniyle gebelik sırasındaki hastalıklarda kullanılabilecek ilaç sayısı oldukça azdır. Aslında tansiyonun gebelik esnasında belirli miktar yükselmesi anne kalbinin yükünün artması nedeniyle beklenen bir durumdur. Ancak anne her iki kol tansiyon ortalamasının 140 mmHG ve üzerinde olması annenin tıbbi takibe alınmasını zorunlu kılar. 160 mmHG ve üzerindeki tansiyon ortalamalarında ise hastaneye yatış ve anti hipertansif ilaç kullanımı gerektirir.

Vücudumuzda kan şekeri düzenlenmesini pankreas organı sağlar. Pankreasın Langerhans adacıklarında bulunan beta hücreleri insülin adı verilen protein yapıda bir hormon salgılarlar ve beslenme sonrası artan kan şekerinin hücrelerin içerisine taşınması sağlanır. İnsülün salgısında azalma yada hücrelerin insüline olan duyarlılıklarının azalması sonucunda vücut kan şekeri artmakta ve genel olarak şeker hastalığı dediğimiz tablo ortaya çıkmaktadır. Gebelik öncesi yaşamında şekjer hastası olan birçok gebede de gebeliğin ilerleyen dönemlerinde kan şekeri regülasyonu daha kolay yapılabilmekte hatta ve hatta birçok gebe insülin – oral anti diyabetik kullanımını bırakmaktadır. Çünkü gelişen bebeğin pankreasından salgılanan insülin anne kanına geçmektedir. Bu durumda da aşırı doğum ağırlığına sahip bebekler dünyaya gelmektedir.

Gebeliğinizin 20. Haftasından itibaren kan şekeri ve tansiyon değerlerinizin kontrol altına alınması , düzenli ultrasonografi muayeneleri ve egzersizler sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeniz için tıbben tavsiye edilmektedir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder